22/7/2008 - Cennet Ehlinin Ozellikleri
Cennet Ehlinin Ozellikleri Pek cok ayet, namaz, oruc, zekat gibi belli basli ibadetlerin yani sira guzel ahlaka iliskindir. Allah insanlara hem kendilerinin guzel ahlakli yasamalarini, hem de diger insanlara bunu tavsiye etmelerini emreder. Allah'in emir ve tavsiyelerine uyuldugu ve herkesin guzel ahlak sahibi oldugu topluluklarda cennet hayatindakine benzer bir ruh hali yasanir. Muslumanlar Allah'in muhlis kullaridir. Her dusuncelerinde, tavirlarinda ve konusmalarinda Allah'in rizasini gozetir ve O'ndan korkup sakinarak hareket ederler. Seytanin telkin ettigi gizli acik hicbir olumsuzluga asla izin vermeyen, akli ve vicdani temiz kisilerdir. Ahirete de bu temiz vicdanla giderler. Allah, "Hani o, Rabbine arinmis (selim) bir kalp ile gelmisti."<******>******> (Saffat Suresi, 84) ayetiyle Muslumanlarin ruhlarindaki bu temizligi bildirirken, "Iclerinde ebedi kalacaklari altindan irmaklar akan Adn Cennetleri de (onlarindir). Ve iste bu, arinmis olanin karsiligidir." (Taha Suresi, 76) ayetiyle cennetini bu kullarina vaat etmistir. Samimi Muslumanlar hirs, kin, kiskanclik gibi kotu ahlak ozelliklerinden arinmis, kalplerini Allah'a baglamis sekilde yasarlar. Allah'in "Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah'in zikriyle mutmain olanlardir..." (Rad Suresi, 28) ayetiyle bildirdigi kisilerdir ve "Iman edip salih amellerde bulunanlar ve 'Rablerine kalbleri tatmin bulmus olarak baglananlar', iste bunlar da cennetin halkidirlar. Onda suresiz kalacaklardir." (Hud Suresi, 23) ayetinde bildirdigi gibi cennetle mujdelenmektedirler. Baska ayetlerde de Allah, "Ey mutmain (tatmin bulmus) nefis, Rabbine, hosnut edici ve hosnut edilmis olarak don. Artik kullarimin arasina gir. Cennetime gir." (Fecr Suresi, 27-30) buyurmakta ve dunyada arinarak nefsi mutmain bulmus kullarini cennetine cagirmaktadir. Allah'in razi oldugu bu ozelliklere sahip olan iman sahiplerinin dusunceleri ve fiilleri imanlarinin derinligini yansitir. Allah sevgisi ve korkusuyla hareket ettikleri icin her halleri guzeldir. Sahip olduklari bu guzellik Allah'a samimi olarak kulluk etmelerinden kaynaklanan bir nurdur. Bu kisiler Allah'in "... Onlari, ruku edenler, secde edenler olarak gorursun; onlar, Allah'tan bir fazl (lutuf ve ihsan) ve hosnutluk arayip-isterler. Belirtileri, secde izinden yuzlerindedir. Iste onlarin Tevrat'taki vasiflari budur: Incil'deki vasiflari ise: Sanki bir ekin; filizini cikarmis, derken onu kuvvetlendirmis, derken kalinlasmis, sonra saplari uzerinde dogrulup-boy atmis (ki bu,) ekicilerin hosuna gider..."<******>******> (Fetih Suresi, 29) ayetinde bildirdigi gibi yuzlerindeki secde izinden taninirlar. Iman edip salih amellerde bulunanlar ise cennet halkidirlar, orada suresiz kalacaklardir. (Bakara Suresi, 82) Bakislari, Allah'in lutfuyla son derece guzel ve anlamlidir. Konusmalari Allah'in rizasina uygundur ve sozleri daima guzeldir. Allah'in, "Gormedin mi ki, Allah nasil bir ornek vermistir: Guzel bir soz, guzel bir agac gibidir ki, onun koku sabit, dali ise goktedir. Rabbinin izniyle her zaman yemisini verir..." (Ibrahim Suresi, 24-25) ayetlerinde bildirdigi gibi sarf ettikleri sozler hep guzel sonuclar dogurur. Itaatli, yumusak basli, uyumlu, candan, samimi ve sicak bir tavir icindedirler. Bu nedenle de guzel bir hayat icinde, dostlugu, sevgiyi en fazlasiyla yasayan insanlardir. Onlara dunyada bu nimet ve guzellikleri yasatan Allah'tir. Ahirette ise Allah bu nimetlerin sonsuzunu verecektir. Peygamberimiz (sav) de pek cok hadisinde cennete giren kisilerin guzel ahlaklarina dikkat cekmistir. Bunlardan biri soyledir: ... Cennete girmelerini en cok saglayan seyler nelerdir? Allah korkusu ve guzel ahlaktir...<******>******> [Ramuz el-Ehadis-1, s.12/8] Peygamberimiz (sav) bir hadiste cennete layik olabilmek icin hatirda tutulmasi gereken konulari da soyle bildirmistir: ... Allah'tan haya, kabirlerde curumeyi unutmamak, icinizi ve ondakileri unutmamak, basi ve bastakileri unutmamanizdir. Kim ahiret ikramini isterse, dunya ziynetini terk etsin. Iste o vakit kul "Allah'tan hakkiyla haya etmis" olur. O vakit Allah'in dostluguna nail olmus olur. [Ramuz el-Ehadis-2, s. 343/2] Guzel ahlak ozellikleri olarak Peygamberimiz (sav) "adaletli"; "merhametli", "sabirli"; "comert"; "nazif" (temiz); "iffetli, namuslu" ve "dilde dogru" olmayi hadislerinde sikca hatirlatmistir. Ayrica Peygamberimiz (sav) cenneti kazanabilmek icin gizli ve asikarede (acik) hayirhahlikta bulunmayi; sozu hos soylemeyi; genislikte de darlikta da Allah'a hamd etmeyi; sadaka vermeyi; Allah'a bir seyi ortak kosmamayi; ilim pesinde olmayi; Allah'tan korkmayi; elciye itaat etmeyi; kibirden sakinmayi; fakir oldugu halde iffetini muhafaza edip dilencilik ve yuzsuzluge dusmemeyi; dosdogru tacir olmayi; Allah'tan mutmain olmayi ve Allah icin, dini icin hayirhahlikta bulunmayi hatirlatmistir.<******>******> Peygamberimiz (sav)'in dikkat cektigi tum bu konular Kuran'da Allah'in hosnutlugunu, sevgisini kazanmak icin sahip olunmasi gereken mumin ozellikleri olarak bildirilir. Iste bunlar; yaptiklarinin en guzelini kabul ederiz ve kotuluklerinden geceriz; (bunlar) cennet halki icindedirler. (Iste bu,) Onlara va'dolunan dogru bir vaaddir. (Ahkaf Suresi, 16) ... Allah ise Kendi izniyle cennete ve magfirete cagirir. O, insanlara ayetlerini aciklar. Umulur ki ogut alip-dusunurler. (Bakara Suresi, 221) Imanin kazandirdigi akil ve vicdanla, cenneti geregi gibi dusunebilen bir kimse, manevi derinligi olcusunde de bu nimetin farkinda olarak yasayacaktir. Cennetin onemine, hicbir seyle kiyas olmayacak degerine dikkat cekilen hadislerden bir kismi soyledir: Cennetten bir kamcilik yer dunya ve icindekilerden hayirlidir.<******>******> [Ramuz el-Ehadis-1, s. 132/9] Cennette, yay kadar bir yer, Gunes'in uzerine dogdugu veya battigi seyden (dunyadan) daha hayirlidir. [(Buhari, Muslim, Tirmizi), Kutub-i Sitte-14, s. 429/2] Kitap boyunca Kuran ayetlerinden ve hadislerden tariflerle degindigimiz gibi, cennete ait hersey dunyadakilerle kiyas olmayacak kadar mukemmeldir. Cennetteki bu ustunluk, kusursuzluk insanin dunya hayati boyunca arayisi icinde olup, yasayamadigi bir guzelliktir. Dolayisiyla cennete ozlem duymak ve ona layik olabilme umudunu hissedebilmek ve Rabbimiz'in cennet vaadinin nesesini yasamak ayrica cok buyuk bir nimettir. Allah hepimizi cennetine nasip eylesin, Rahmetiyle muamele etsin. <******>******>Amin
|
|
Bağlantı
|
22/7/2008 - Ezan okununca bakın ne yaptı?
Ezan okununca bakın ne yaptı? Yahudi asıllı bir ailenin kızı olan ünlü şarkıcı Yasmin Levy, İstanbul Boğazı'nda verdiği muhteşem konser sırasında ezan okununca 'Ezan'a saygı' dedi ve Şarkılarıyla dünyanın ilgisini toplayan Küdus doğumlu şarkıcı Yasmin Levy, önceki akşam Esma Sultan Yalısı'nda bir konser verdi.
Konserine 'Türkiye'yi evim gibi görüyorum' diyerek başlayan Leyv'in Esma Sultan Yalısı'ndaki programına ilgi de büyük oldu. Esma Sultan Yalısı'nın önü saatler önceden konser için gelenlerin kuyruğu ile doldu. Konserinde İstanbul'u ve Türkiye'yi çok sevdiğini söyleyen Levy unutulmaz şarkılarını Türk hayranları için söyledi. Konser esnasında ezan okunmaya başlayınca Levy, Türkçe olarak 'Ezan'a saygı' diyerek konserine ara verdi. Ünlü şarkıcı, ezan sonrası konserine kaldığı yerden devam etti.
YENİ ŞAFAK
-- Bir davada isen o yolda gidersin. Uyuyan kalbini uyandır ki yolda davan ile olasın.Davanda yoksa koyun gibi güdülmeye mahkumsundur. "İŞLERİMİZ VAKTİMİZDEN ÇOKTUR"
|
|
Bağlantı
|
22/7/2008 - 5 HADİS MEALİ
1. Cibril (a.s.) Bana geldi ve dedi ki: "Ya Muhammet (s.a.s.) Allah ickiye, onu yapana, yaptirana, icene, tasiyana, kendisine tasinilan kimseye, satana, satin alana, sakiligini yapan ve onu icene lanet etti." Ravi: Hz. Abbas (r.a.) 2. Cibril (a.s.) Bana geldi ve dedi ki: "Allah azze ve celle sana su kelimelerle dua etmeni emrediyor. Onlardan birini muhakkak sana verecektir: "Allahim ben Senden acil afiyetini, belalarina karsi sabri ve dunyadan Senin Rahmetinle cikmayi dilerim." Ravi: Hz. Aise (r.anha) 3. Mu'min hasta oldugu zaman bu hastalik onu, tipki demirci korugunun demirin pasini temizlemesi gibi gunahlardan temizler. Ravi: Hz. Aise (r.anha) 4. Mumin kul hasta oldugu zaman, Allah Teala kiramen katibine soyle buyurur: "Bu kulum icin, hastaligini devam ettirdigim muddetce, sihhatte oldugu zaman yapmakta oldugu seyin mislini yazin. Eger ruhunu kabzedersem, hayra kabzetmis olurum. Eger afiyet verirsem, etini kendi etinden daha hayirlisi ile ve kanini da kendi kanindan daha hayirli bir kanla degistiririm." Ravi: Hz. Ata Ibni Yesar (r.a.) 5. Kul tevbe ettigi zaman, Allah onun gunahlarini hafaza meleklerine unutturur. Keza bunu onun uzuvlarina ve arzdan bilenlere de unutturur ki, Allah'a mulaki oldugunda, gunahi sebebiyle aleyhine sahidlik yapacak kimse kalmasin. Ravi: Hz. Enes (r.a.) Kaynak: "Ramuz El E-Hadis" Kitabidir. Kitabin Yazari: Zaif Ahmet Ziyauddin Gumushanevi Yorumlayanlar: M.Zahid Kotku & Prof. Dr. Cevat Aksit
|
|
Bağlantı
|
10/7/2008 - Yasin Suresi
Yasin Suresi  Tefsir İçin Ayet Numaralarını Tıklayınız | Mekke'de nazil olmuştur. 83 âyettir. Sûre, ismini iki harften olan ilk âyetten almıştır. "Yâsin", genellikle "Ey insan!" manasına geldiği kabul edilir. Bununla kastedilen, Hz. Peygamber'dir. Yâsin sûresi Kur'an'ın kalbi kabul edilmiş ve müslümanlar arasında ayrı bir önem kazanmıştır. | Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla
1.Yasîn. 2.Andolsun hikmetli Kur'an'a, 3. Gerçekten sen, gönderilen (elçi)lerdensin. 4.Dosdoğru bir yol üzerinde(sin). 5. (Kur'an) Güçlü ve üstün olan, esirgeyen (Allah')ın indirmesidir. 6.Babaları uyarılmamış, böylece kendileri de gafil kalmış bir kavmi uyarman için (gönderildin). 7. Andolsun, onların çoğu üzerine o söz hak olmuştur; artık inanmazlar. 8. Gerçekten Biz onların boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar geçirdik; bu yüzden başları yukarı kalkıktır. 9.Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler. | 
| 10. Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar. 11.Sen ancak, zikre (Kur'an'a) uyan ve gayb ile Rahman olan (Allah')a (karşı) içi titreyerek korku duyan kimseyi uyarırsın. İşte böylesini, bir bağışlanma ve üstün bir ecirle müjdele. 12. Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız. Biz herşeyi, apaçık bir kitapta tespit edip korumuşuz. 13. Sen onlara, o şehir halkının örneğini ver; hani oraya elçiler gelmişti. 14. Hani onlara iki (elçi) göndermiştik, fakat ikisini yalanlamışlardı. Biz de (iki elçiyi) bir üçüncüyle güçlendirdik; böylece dediler ki: "Şüphesiz biz, size, gönderilmiş elçileriz." | | 15.Dediler ki: "Siz, bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsiniz, Rahman (olan Allah) da herhangi bir şey indirmiş değildir. Siz, yalnızca yalan söylüyorsunuz." 16.Dediler ki: "Rabbimiz, gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu bilir." 17. "Bizim üzerimizde de (sorumluluk ve görev olarak) apaçık bir tebliğden başkası yoktur." 18. Dediler ki: "Herhalde biz, sizlerden dolayı uğursuzluğa uğradık. Eğer (bu söylediklerinize) bir son vermeyecek olursanız, andolsun, sizi taşa tutacağız ve mutlaka bizden yana size acı bir azap dokunacaktır." 19.Dediler ki: "Uğursuzluğunuz, sizinledir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Hayır, siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz." 20. Şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: "Ey kavmim, elçilere uyun" dedi. 21. "Sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir." | | 22. "Bana ne oluyor ki, beni yaratana kulluk etmeyecekmişim? Siz O'na döndürüleceksiniz." 23. "Ben, O'ndan başka İlahlar edinir miyim ki, Rahman (olan Allah), bana bir zarar dileyecek olsa, ne onların şefaati bana bir şeyle yarar sağlar, ne de onlar beni kurtarabilirler." 24. "O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum." 25. "Şüphesiz ben, sizin Rabbinize iman ettim; işte beni işitin." 26.Ona: "Cennete gir" denildi. O da: "Keşke benim kavmim de bir bilseydi" dedi. 27. "Rabbimin beni bağışladığını ve ağırlananlardan kıldığını." 28. Kendisinden sonra ise, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik; indirecek de değildik. | | 29. (Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler. 30.Yazıklar olsun kullara; ki onlara bir elçi gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi. 31. Görmüyorlar mı, kendilerinden önce nice nesilleri helak ettik? Onlar, bir daha kendilerine dönmemektedirler. 32. Ancak onların hepsi, toplanmış olarak Huzurumuz'a getirilmişlerdir. 33.Ölü toprak kendileri için bir ayettir; Biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler. 34.Biz, orada hurmalıklardan ve üzüm-bağlarından bahçeler kıldık ve içlerinde pınarlar fışkırttık:
|  | 35.Onun ürünlerinden ve kendi ellerinin yaptıklarından yemeleri için. Yine de şükretmiyorlar mı? 36.Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) Yücedir. 37.Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir. 38. Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir müstakarra doğru akıp gitmektedir. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)ın takdiridir. 39.Ay'a gelince, Biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner). 40. Ne Güneş'in Ay'a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler. 41.Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir.
| | 42. Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da. 43. Eğer dilersek onları batırır-boğarız; bu durumda ne onların imdadına yetişen olur, ne de kurtulabilirler. 44. Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka. 45.Onlara: "Önünüzde ve arkanızda olandan sakının, belki esirgenirsiniz" denildiğinde, (dinlemeyip inkara devam edenler). 46.Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. 47.Ve onlara: "Size Allah'ın rızık olarak verdiklerinden infak edin" denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: "Allah'ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz." | | 48.Ve derler ki: "Eğer doğru söylüyorsanız bu tehdit (etmekte olduğunuz yıkım ve azap) ne zamanmış?" 49. Onlar, yalnızca tek bir çığlıktan başkasını gözetmezler, onlar birbirleriyle çekişip-dururken o kendilerini yakalayıverir. 50.Artık ne bir tavsiyede bulunmağa güç yetirebilirler, ne ailelerine dönebilirler. 51.Sur'a üfürülmüştür; böylece onlar kabirlerinden (diriltilip) Rablerine doğru (dalgalar halinde) süzülüp-giderler. 52.Demişlerdir ki: "Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va'dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş". 53.O, yalnızca bir tek çığlıktan başkası değildir; artık onların hepsi toplanmış olarak Huzurumuz'a getirilmişlerdir. | | 54.İşte bugün hiç kimseye (hiç)bir şeyle zulmedilmez ve siz de yaptıklarınızdan başkasıyla karşılık görmezsiniz. 55.Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, 'sevinç ve mutluluk dolu' bir meşguliyet içindedirler. 56.Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. 57.Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. 58. Çok esirgeyen Rabb'dan onlara bir de sözlü "Selam" (vardır). 59."Ey suçlu-günahkarlar, bugün siz bir yana çekilin." 60,"Ey Ademoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü, o, sizin için apaçık bir düşmandır;" 61."Bana kulluk edin, doğru yol budur."
| | 62.Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz? 63.İşte bu, size vadedilmiş cehennemdir. 64. İnkar etmenize karşılık olmak üzere bugün oraya girin. 65.Bugün Biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri Bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir. 66.Eğer dilemiş olsaydık, gözlerinin üstüne bastırır-kör ederdik, böylece yola dökülüp-koşuşurlardı. Fakat nasıl göreceklerdi ki? 67.Eğer dilemiş olsaydık, oldukları yerde (en görkemli çağlarında) onları bir başka kalıba sokardık; böylece ne ileri gitmeye, ne geri dönmeye güç yetirebilirlerdi. 68.Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz. Yine de akıllarını kullanmayacaklar mı? | | 69.Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da. O (kendisine indirilen Kitap), yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır. 70. (Kur'an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). 71.Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar. 72.Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir, bir kısmını(n da etini) yiyorlar. 73.Onlarda kendileri için daha nice yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? 74.Yardım görürler umuduyla, Allah'tan başka İlahlar edindiler. 75. Onların (o İlahların) kendilerine yardım etmeye güçleri yetmez; oysa kendileri onlar için hazır bulundurulmuş askerlerdir. | | 76.Öyleyse onların sözleri seni hüzne kaptırmasın. Gerçekten Biz, sakladıklarını da, açığa vurduklarını da biliyoruz. 77. İnsan, Bizim kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmüyor mu? Şimdi o, apaçık bir düşman kesilmiştir. 78.Kendi yaratılışını unutarak Bize bir örnek verdi; dedi ki: "Çürümüş-bozulmuşken, bu kemikleri kim diriltecekmiş?" 79. De ki: "Onları, ilk defa yaratıp-inşa eden diriltecek. O, her yaratmayı bilir." 80.Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz. |  | 81.Gökleri ve yeri yaratan, onların bir benzerini yaratmağa kadir değil mi? Elbette (öyledir); O, yaratandır, bilendir. 82.Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. 83.Herşeyin melekutu (hükümranlık ve mülkü) elinde bulunan (Allah) ne Yücedir. Siz O'na döndürüleceksiniz.
| |
|
|
Bağlantı
|
|
Hakkımda
HADİMİL FUKARA ABDULLAH BABA. GÜL GİBİ GELDİ. GÜL GİBİ KOKTU, GÜLLER YETİŞTİRDİ. GÜL GİBİ GİTTİ.
Kategoriler
dinedebiyategitimsiirTASAVVUF
|

ilahiler güllerin sultanının ve evliyaların hayatı
radyo ve müziklerim
by gönüldendamlalar |

Son Yazılar
• <%RecentEntryTitle%>

|