19/7/2009 - Aslımız topraktandır.
Aslımız topraktandır. Özümüz bile toprak Sonunda dolacaktır Gözümüze hep toprak Yenilen,içilenler, Üst başa giyilenler Topraktan yaratoldı. Bize hizmet edenler Hisâri avareyim. Dönen bir pervaneyim. Toprak ve sudan oldum Dünya da biçareyim
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
7/7/2009 - Sızı
Sızı Yürek sızıları depreşti bu gün Gönül hicran ateşiyle tutuştu. Gözümün önünden geçti bir bir… Ömrüm sinema şeridi gibi… Daha dün gibi hatırlarım Taş ocakta yemek piştiğini Toprak kapta Engürüde.. Yine toprak çanağa aktarıp sofraya geldiğini.. Tahta kaşıklarla büyüklerin başlamasını bekleyerek Oflaya puflaya yediğimizi Ortada yine toprak çanakta turşu Annemin fırında pişirdiği ekmekleri yediğimizi.. Derşey doğal her şey basıt Herkes kanaatkar; yok fazla hırsı.. Lambada yakacak gazı. Un sandığında unu,bulguru tuzu Umutla beklerdi herkes yazı.. Ekmekler teknede… Odunlar,kütükler kıranda.. Su ise pınarda ya da testide olurdu. Yine toprak üzlükten içilir.. Toprak üstünde serili hasırda kilimde yatılırdı. Kışın tandırda ısınılır.. Orada meteller anlatılırdı.. Ne kadar pireler uçuşsa da. Hayat sade ve yalındı.. Misafir hoşça ağırlanır. İzzet ikramlar yatsınlıklar sunulurdu. Kuru kaysı,kuru üzüm,iğde Köftür,kavurga ve kabak çekirdeği ile elma olurdu. İpler kermende eğrilir,Çoraplar beş mil ile örülürdü. Eskiyen olursa ya yamanır ya çitinirdi. Her şey yalın ve doğal. İfrata kaçmadan olurdu. Beklentiler çok değil, İnsanlar hırslı tüketim toplumu değildi. Yazın sıcakta güzün soğuklarda insanlar sürekli çalışırdı. Misafir gelince onunla azami ilgilenilir. Dizilere öncelik verilip… öemsiz insan yerine konmazdı. Küçükler büyükleri dinler. Büyükler küçüklerle ilgiliydi.. Her şey doğal her şey sade idi.. Ne oldu bize çıldırdık mı. Nereye koşuyoruz roket hızıyla.. Kıyamet dedikleri bu mu? Toplum kopuk aileler parçalı.. İnsanlar sürekle mutsuz.. Hiçbir şeyden zevk alınmaz. Hiçbir şeyle yetinmez olduk.. Roket hızıyla değişiyor her şey. Zaman bizden çok şeyi alıyor.. Mutluluğumuzu çalıyor biteviye. Mahkemeler,Cezaevları doluyor 114.000 tutuklu ve hükümlü… Toplum çıldırıyor…. Toplu katliamlar cinayetler… Yüreğimizi burkuyor. Evlatlarımız için endişeleniyoruz Sızımız çok büyük ama Derdimize bile yanamıyoruz.. Medeniyet dediğimiz tek dişi kalmış canavar Bu olsa gerek.. Aslımıza dönebilsek Kaybettiğimiz değerlere kavuşsak yeniden… Ama pek mümkünü görülmüyor Zaman tüm değerlerimizi siliyor.. Mutluluğumuzu bizden çalıyor.. Yine de Umutlanmak istiyorum… Bu aziz milleti seviyorum.. Sevgi tohumlarının yeşermesini bekliyorum. Ömrüm yettikçe sevgi ekiyor, sevgi yetiştiriyorum. Geleceğe umutla bakmak istiyorum.. Bazı kıvılcımlar görüyorum Kardelenler görüyorum.. Bataklıkta yetişen güller kokluyorum Bu aziz milletten umudumu kesmiyorum. 26.02.1996
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/7/2009 - RABBİM
RABBİM Verdiğim sözü tutmadım. Huzurunda secdetmedim. Rahı rızanı gütmedim. Ne olacak benim halim?. Bir mürşide varayıdım. Orada cem olayıdım. Dört kapıdan gireyidim. Düzelir mi benim halim? Günah deryasına daldım. Dünya hevesine kandım. Kendi kendime aldandım. Affolur mu benim halim? Senden ümidi kesmedim. Henüz iblise dönmedim. Esfele safil olmadım.. Kurtulur mu benim halim? Nefse bu kadar aldanma. Dünya zevklerine dalma. Gönül sen şeytana kanma. Umuda döner mi halim? Ne varlığa güvenmeli. Ne yokluğa söylenmeli. Hâlıktan af dilenmeli. Affa mazhar molur halim? Tevfik çağladı söyledi. Gönlünü Hak’ka meyledi. Nefsini siga eyledi. Gönenir mi benim halim? 30.09.1985 Yüksekova/Hakkari
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2/6/2009 - EMMAREVİ
Emmarevi Emmarevi biriyim Divaneyim deliyim. Her can erdi maksuda Ben daha yerimdeyim Dağlardan yük aşırdım. Ben yolumu şaşırdım. Kalu bela sözümü Nefsim için kaçırdım. Her dem ağlamak lazım Kara bağlamak lazım. Hak yoluna yönelip Ciğer dağlamak lazım
Aşığım pervaneyim Miskinim avareyim Gözyaşları dökerek Tevbede ölmeliyim. Şaşkın ördek misali Suda samek misali Nedamet getirmeli Çölde mecnun misali.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/12/2008 - Özür dilemek
N. Kemal Zeybek
 | | Özür dilemek | | 20.12.2008 | Kendilerine aydın denilen birileri yine bir şeyler karıştırıyor. Bunların kimilerinin adı artık ezberlendi; kimileri de ne yaptıklarını bilmeden sürükleniyor. Yazıklar olsun!.. Ermenicilikten geçinen ve Ermenistan dışında yaşayan birilerinin besin kaynağı 1915 olayları... Olayları kendi keyiflerince hikâyelendirip, çıkarları doğrultusunda kullanarak Türkiye’ye savaş açan Ermenicilik tüccarlarının yerli işbirlikçileri yeni bir bildiri yayınlamışlar... "Vicdanları" varmış ve bu vicdanları bir şeyleri kabul etmiyormuş... Gerçekten vicdanları var mı? Bilmiyorum. “Kendi paylarına Ermeni kardeşlerinin duygu ve acılarını paylaşıyorlarmış ve onlardan özür diliyorlarmış...” Peki siz kimsiniz? Kim adına kimden özür diliyorsunuz? Ermenicilik tüccarlarının Türkiye halkına karşı açtığı savaşa içerden destek verenlere şaşıranlar olduğunu da görüyorum... Niye şaşırıyorsunuz ki? Rus orduları Doğu Anadolu’ya saldırırken, onların safına geçip ordumuzla savaşanlar yok muydu? Rus ordularının gölgesi ve himayesi altında Doğu Anadolu’nun birçok köyündeki ve kasabasındaki insanları toptan öldürenler bizim yurttaşlarımızdan çıkmadı mı? Şimdi de yine bizim yurttaşımız olan birilerinin Türkiye halkına kurulan bu büyük tuzağa destek vermelerine niye şaşıralım ki?.. Ya da Yunan ordusu İngilizlerin desteğiyle Batı Anadolu’ya saldırırken, gönüllü olarak onlara katılan ve vaktiyle birlikte yaşadıkları komşularına en ağır zulümleri yapanlar da bizim yurttaşlarımız değil miydi?.. Yunan ordusunun İzmir çıkarmasını "dostça ziyaret" diye niteleyenler de İstanbul’un basınından çıkmadı mı? Şimdi de Ermenicilerle tüccarlarının saldırılarına içeriden destek verenlerin yurttaşlarımız olmasına niye şaşıralım ki?.. Milli Mücadelemizde Yunanlıların safına geçip bizi vuranların içinde bu bildiriye imza koyanlardan çok daha fazla adı Müslüman ve Türk adı olanlar yok muydu? Öyleyse bu bildiriye bu kadar çok insanın imza koymasına niye şaşıralım ki?.. Öğreniyoruz ki "büyük felaket" deyiminin "soykırım" anlamına geldiğini bilmeden imza koyanlar varmış... Hemen imzalarını geri çekmelidirler... Bu bildiriyi yazanların gerçek niyeti nedir, bilmiyorum. Acaba Türkiye’de Ermenilere karşıt düşüncelerin doğmasını mı istiyorlar. Biz bunu istemiyoruz... Biz biliyoruz ki bize zulmedenler Ermeniler değil, masum Ermenileri de öldüren Taşnak zalimleridir. Taşnak zalimlerinin bugünkü izbasarları da vardır; onların yardakçıları da... Bu bildiriye imza koyanların düşünceleri ne olursa olsun, Taşnakçılara ve Ermenicilik tüccarlarına hizmet etmektedirler. Özür diliyorlarmış... Peki... Benim dedemin küçük kardeşi ve yeğeni için benim ailemden kim özür dileyecek? Taşnak çetelerinin öldürdükten sonra bedenlerini parça parça doğrayıp Osluk Deresi’ne attığı o insanlar insan değil miydi? Ya, Bayburt´ta camiye doldurup diri diri yakılan Müslümanlardan ötürü kim kimden özür dileyecek? Peki hepimiz yaşarken yeni Taşnakların yok ettiği Hocalı’nın Müslüman halkından ötürü Azerbaycan Türklüğü’nden ve insanlıktan kim özür dileyecek. Asıl, milletimize insanlık suçu işlemek iftirasını yapanlar; Taşnakçılar ve Ermenicilik tüccarları ve onların destekçileri bizden özür dilemelidirler...
|
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
HADİMİL FUKARA ABDULLAH BABA. GÜL GİBİ GELDİ. GÜL GİBİ KOKTU, GÜLLER YETİŞTİRDİ. GÜL GİBİ GİTTİ.
Kategoriler
|

ilahiler güllerin sultanının ve evliyaların hayatı
radyo ve müziklerim
by gönüldendamlalar |

Son Yazılar
• <%RecentEntryTitle%>

|